Öyleyse Susunuz !

–      Hadi gidelim.

–      Nereye?

–      Gidilecek neresi varsa oraya.

–      Gidilecek çok yer var. Seninle nereye gidilir?

–      Gidecek hiç mi yer bulamıyorsun benimle?

–     

–      Kalalım o zaman.

–      Nasıl?

–      Kalalım işte şu an burada. Hiçbir yere gitmeyelim.

–      Deli misin sen?

–      Senin olduğun her yerde kalırım ben. Yeter ki sen kal.

–      Gitmeliyim ben.

–      İyi git. Ne zaman gelmeyi becerdin ki. Kalasın.

–      Delisin sen.

–      Öyleyim sus ve git.

***

Gitti.

 Kalması gerekenler ne zaman anlayıp kaldılar ki?

Kim olması gerektiği yerde?

Hiç kimse. Hiç birimiz.

Öyleyse susunuz!

Reklamlar

Her Telden Olur Bazen

Uzun zamandır bir yazı yazmak için oturmadım kağıdın başına. Hep olmadık anlarda şiir çıkıveriyordu kalemimden. Adına ben şiir diyorum tabi, siz artık ne derseniz.

***

Neyi yazsam diye düşünmedim değil. İnsan ancak yaşıyorsa yazıyor. Şairler ve yazarlar bu yüzden tüm duyguları en yoğun yaşayanlardır benim gözümde.

***

Şu günlerde güneş kavurucu bir yazın alarmını verir bir halde. Hava o kadar sıcak ki ben temmuz ve ağustos deyip hayal bile edemiyorum. Hep birlikte yanacağız gibime geliyor.

Sahi insanın içini ne ferahlatır ki? Beden yansa bir bile bir tutam serinlik nereden gelir? Düşün düşün inanın şu an aklıma gelen tek bir şey yok. Eğer olsaydı bunun üzerine de yazabilirdim. Yok ama.

***

Geçtiğimiz günlerde bu şehirde değişik bir eylem yapılmaya çalışıldı. “Hep birlikte öpüşme” eylemi. Metroda yapılan “Ahlak kurallarına uyunuz.” anonsu üzerine.

Bu anons o kadar yer buldu ki aramızda; gerek meclis, gerek biz gerekse sanal âlemin tartışma mevzusu olmayı başardı. Bazı arkadaşlarım twitter üzerinden baya atar yaptı hatta.

Ben ne mi düşünüyorum derseniz…

Herkes kendi ahlakından sorumludur evet. Ve ahlak kurallarını birazda toplum belirler. İnsanların bunun gibi ihtiyaçlarını göz ardı etmiyorum ama herkesin içinde bunun gerçekleştirilmesini ister ihtiyaç ister tepki olarak olsun asla uygun bulmuyorum. Her şeyin bir yeri olduğunu ve bizim dışımızdakilerin de hayatımızın bir yerinde olduğunun unutulmamsı taraftarıyım. Bu anonsa bu kadar tepki verilmesi de bence anlamsız. Hatta “Sayın yolcularımız güvenliğiniz için sarı çizgileri geçmeyiniz” anonsu kadar da normal bence.

Zihnimizi, konuları tartışma potansiyelini ve gündemi biraz da başka yerlere çevirsek sizce de güzel olmaz mı???

***

Bugün bir arkadaşım sayesinde oldukça güzel resimler çizen babam yaşlarında bir ressam ile tanıştım. Çizimlerinin güzelliğinin yanında bakış açısının farklılığı ve hayal gücü beni kendisine hayran etmek üzere. Hatta oldum. Rob Gonsalves’e ait ilk gözüme çarpan resimlerden bir kaçı aşağıda 🙂

Gerçekte bulamadığımız şehirleri bazen kitaplarda kurulu buluruz…  1

Özgürlüğümüz ve neşemizi kutlarken belki yalnız değiliz…r2

Çok kapı var hayatta neye, nereye ya da kime açıldığını çoğu zaman bilmediğimiz…r3

En çok çocukken güzel hayal kurmak, kanatlanıp uçabilmek en çok o zamanda mümkün…r4

İçimizden nelerin aktığıysa çoğu zaman meçhul…r5

Unutmalık

Bu aydınlık beni uyutmuyor

Demek ki gece de insanın

Üzerine doğmayı becerebiliyor.

Hep bir yerlere varma telaşında gönül

Hangi durakta iner bilinmiyor

Eskiden olsa yani çocukken

Bir şekeri seviyorum der

Bitince bir diğerine geçerdik

Şimdi elimizde sapı da olsa kalan

Hiçbir şey kolay silinmiyor

Bu yüzden alzheimer olmak isterdim yaşlandığımda

On yedisinde yaşadığımın acısını

Yetmişinde de faizlice çekmeyeyim diye

Ben aslında ölmek isterim

Sevmek ne menem bir şey imiş

Hiç bilmeyeyim diye.

Ka-Ra Ka-Ra-La-Ma-Lar

Dersler benim için şiir, yazı falan yazmak için var herhalde. Bazen kızlarla benim için tek eğlence bu 🙂 İstatistik dersi verileri 🙂

—————————————————–

Tutamayacağı elleri sevmemeli insan

Ürküyorsa başka gözlere değmemeli bakışları

Ve yirmisinde daha aşka cesaret edemiyorsa

Yaşamamalı ölmeli insan.

                                   Bet için…

——————————————————–

Nereye baksam bakışlarıydı

Ansızın misafir eden beni.

Aynı şeye aşıktık bu yüzden

Ben onun bakışlarına

O başka bakışlara.

                                   Pelin için…

——————————————————

Daha kaç zaman var tanrım?

Bir başka bedende kendimi bulmaya

Anlayamıyorum söyle

Ben mi yoksa insanlar mı?

Çok yabancı içimde ki bu bene.

                                   Fulya için…

——————————————————

Bir kadın niçin sarıyı sever?

Güneş güvenle her sabah

Üzerimize böyle doğduğundan mı?

İyi de be kadın

Güneşi seviyoruz diye

Sarıyı illa sevmek olur mu?

                                   Rez için…