Yağmur Yufkayı Isladığında

Babam,

Yarım domatesi, ince doğranmış bir hıyarı

Yiyemeden daha şu kapıdan çıkıyor.

Bir dilim peyniri yatırmadan

Bayat çeyrek ekmeğin arasına

Boğazından inen üç yudum çayla

Doyamadan daha şu kapıdan çıkıyor.

Babam,

Eski bir melodiyle gözünü açıp sabahın nurunda

Yıllardır çekiç sallar, nasır tutmuş elleriyle

Beyni solüsyon tenekelerine sarkmış şekilde

Akşama kadar nimet peşinde koşuyor.

Babam,

Zor diyorum, başın karlı dağlar kadar yüksek

ve bir o kadar ak

Yeşil gözlerini bizden çok sarmış çizgiler

Zor değil gerekli diyor,

Ve sende evladın olduğunda anlarsın…

Gözlerim değince gözlerine,

Gözlerimiz

Yağmur yüklü bulut,

Yüreğimiz

Yeni tavlanmış yufka.

Babam,

İçtiğin bir tel sigaranın dumanına sar beni.

Gökyüzüne vardım!

Doruklara Sevdalandık!

Sıkılmaktan bile sıkıldığım günlerden biri. Geçtiğimiz pazar. Oflamalarıma dayanamayan teyzemler “Ver elini dağlar aşalım.” dedi. Ben hep dağı, bayı, çayırı sevmem sanırdım; yanılmışım. Bundan sonra hep dağlara vereceğim kendimi. Bunlarda ölümsüzleştirmeye çalıştıklarım.

Bu suya dokunalı bir yılı geçmiştir. Çocukluğumdan beri soğuk akar ama artık üşütmüyor…….suuBaşımı göğe kaldırmaya doyamadım ki ben. Öyle güzel uzanarak ona bakmak. Sonsuz ve pürüzsüz.

gökyüzüO meşhur sarı çiçek bu muydu bilmiyorum. Sorular sorup, yapraklarını okşadım ama.ç,çekAğaçların arasına kaçmak istedi canım insanlardan ve kendimi burada  buluverdim. Peşimde iki çocuk.

ağaçAz gittim, uz gittim. Bir kaya çıktı karşıma. Ben kayaya çıktım. Doruklara sevdalandık !

fotoooO gibi kayalardan kına yakarmış teyzemler eskiden, onu öğretti.

kınaÇocuklarım acıktı, biz geri dönüyoruz.

ger,,,,Yemeksiz olmaz, diyeti de bozdukk iyi mi 🙂 Ufaklıklar dizince böyle oluyor, seyrek seyrek 🙂

sucuuuk“Azıcık toprağa değsin eli oğlumun.” dedi babam. Çocuklarlar çocuk olup çamur da oynadım iyi mi? 🙂  küçükken çanak çömlek yapardım şimdi karıştırmaktan başka bir iş yapmadım. Düşüncelerimi kardım toprakla. Kabul olur dualarım.

çamııııerrrModern yaşamda normal çocuklar araba ister babalarından ben “at” istiyorum. Babamın başının etini yerken bu konuda karşımıza bu atlı hatun çıkıverdi. Günün en güzel fotoğrafı.

atSonra bunu dinlerim hep.

Soru Eki

Bilmezler bir kaçışın bizi öldürdüğünü,

Bu yüzden hep arkalarına bakmadan giderler.

Gidenler zerre kadar düşünürlerde kalanları

Suya salıp geçmiştekileri, bir gün geri gelirler mi?

Kaçmak gitmekten farklıymış, öyle diyorlar

Kaçmak ardına her şeyi öylece bırakmakmış

Bilirim kaçanlar geri gelmezler

Mi?

Mısır Vicdandır!

Biri ölünce orada, bin biz ölmeyince burada

Var mıdır vicdan denen mesele?

Elimizi koyduğumuz yerde..

Bir buğulu bakış cansız bir bedene değdiğinde

Bizden bir damla yaş akmadığında

Var mıdır insan denilene duyulan sevgi?

Elimizi koyduğumuz yerde..

***

Mısır darbenin adıdır şimdi.

Mısır demokrasinin yok oluşudur şimdi.

Mısır ağlayan bir annenin kanlı mendilidir.

Mısır zalimin zulmüdür.

Mısır zulme direnişin adıdır şimdi.

Mısır vicdandır!

Mazot / İsmet Özel

İsmet Özel’in şiirlerini severim. Bu biraz insanın içine işleyen cinsten. Bir hocam tanıştırdı, sağ olsun.

ki
ölüm
her yerde uyanıktır
alestadır korkunun yardakçıları
tez kızaran güllerden kendini sakın
sevgiler ürkütsün seni, aşk ayrı-
Aşktır diye geri geldin o çekiç seslerine
bıraktın vazgeçilmez ırmakları
gönlüne kar yağdırıyorsa çocuk sesleri yetsin
dikkat et hiçbir şey ıslatmasın namluları.

Babam Bana Ne Öğretti???

Acıları birbirine değenler gerçekten bir oluyormuş anladım.

***

Rabia.

İlkokul arkadaşım. Çocukluğumuzda geçen ortak anılarımız var zihnimde. Geçen baharda onu kaybettik.

Küçük kardeşim Nihal.

Dört yıl öncesi de bir cuma akşamı da onu kaybettik.

Onların kayboluşu aslında bir yolculuk, bir başlangıç.

Babam. Çok şükür yanıbaşımda.

Geçenlerde onunla kısa bir yolculuk yaptık. Yaz tatilinin başlarında. Rabia adına okutulmuş bir mevlüte doğru.

Babam buna gitme isteğini daha ben eve gelmeden tarihi belli olduğunda söylemişti. Araba içinde giderken konuşuyoruz.

Ben : Baba biliyorum insanları önemsersin ama en yoğun günde işini bırakıp gelmen beni şaşırttı. Neden bu kadar isteklisin?

Babam güldü, bazı zamanlarda cevap vermez güler o. O an bende jeton düştü.

“Anlıyorum, acılarınız ortak. İkinizde kızınızı kaybettiniz. Yanında olmak istiyorsun.”

Babam yine güldü işittim, görmedim ama yeşil gözleri yine dolu dolu oldu ve ardından konuştu : “Yaramaz kızım benim, nelerde bilirmiş.”

***

O gün o on beş dakikalık yolculuk bana öğretti ki cidden ortak acılar insanları birleştiriyor. Ve birimizin acısını aslında tam olarak biz benzer acılarla yoğrulduğumuzda anlıyoruz.

Öte yandan belki yaratıcı bizi bazı insanlarla bir araya getirmek için acılar veriyor…

***

Bu arada bu adamın hep yaramaz kızı olarak kalmak istiyorum Allah’ım. Onu hep yanı başımda eyle.