Kalacağım Yok

Bir mekan; yine otogar.
İçimde ayrılık suskunluğu.
Elimde bir bavul bu defa kırmızı değil.
***
Kırmızı aşkın, sevdanın ve tutkunun rengi kadar acının rengine de denk.
Ve gitmek, giderken içten gülebilmek bizim gibilerin harcı  değil.
***
Harcımız.
Öteki pencereden toprak ve su. Yağmur çok değse tene akar, az gelse kurur gideriz.
Ölüm bu yüzden kaçınılmaz sonumuz.
***
Son.
Parça parça sona hazırlıyor bizi hayat.
Uykular,
Misafirlikler,
Ayrı odalarda uykuya dalmalar,
Ve yolculuklar.
***
Ben yine gidiyorum.
Aynı rüyaları farklı şehirlerde görmeye.
Zaten şairin de dediği gibi “Bir belde geçerim kalacağım yok.”

Reklamlar

Nokta Olurcasına

Bir annem.
Bir sen.
Bir de gurbet.
***
Öyle zamanlardayım.
Gözlerim bulutlu, dudaklarımda keder. Sürsen saçlarıma ellerini  hüzün buluşacak. Bir adım bir nefes daha derken yaklaşsa başın başıma bir parfüm gibi üzerine sinecek özlem..
Özlemekse adı.
Ne ellerin saçlarıma değiyor, ne başın başıma. Gölgen bile düşmüyor adını bilmediğimiz sokaklara.
Her sabah usulca tavaf ediyorum o sokakları. Bir köşede resmin yeniden sen oluverir diye. Sorsan başkalarına ben yalnız ölüme yürüyorum. Çünkü burada kimse ecele inanmıyor, sen de onlara inanma!
Yürüdüğüme inan ama. Bir tel sigarayı ağzıma almayıp, fabrika bacalarını yüreğime bağladığımı da bil. Kulağımda türkü türkü sana çağırdığımı ellerden önce duy.
Ellerden önce gel.
***
Gel.
Annem gibi benim olduğumu inkar edemeyecek şekilde.
Gel.
Gurbetin ardımızda boynu bükük kalacağı zamanda.
Gel.
Bir kelime daha derken bir cümlenin sonuna nokta olurcasına.
.

Son Öpücük

Ellerini saçlarına götürdü adam. Her teli zerre zarar vermeden yeniden okşadı.
Yüzüne baktı bir kez daha. Gözlerine ilk bakışı düştü. İlk aşık oluşu. Elmacık kemiklerine usulca dokundurdu işaret parmağını; incitmeden yanağına doğru yol aldı. Fabrikada ilk gördüğünde, evlendikten sonra evinde nasıl utanıyorsa yine öyle utandı kadın.
Başını eğdi adam alnından son öpücüğünü kondurdu karısının, kadın sanki yine güldü. Yalnız bu defa sağ gamzesi ortaya çıkmadı.
Dört aylık bebeğin ağlaması anneyle babanın muhabbetinin orta yerine girdi yine. Kadın kocasının kulagina fısıldadı: “Bundan sonra her ağlayışında onun elinden sen tutacaksın.” Adam irkildi, oğluna bakmak zor değildi de oğluna onsuz bakmak çok zordu. Son vedasını edip elini son kez bıraktı. Oğlunun çağrısına onun ilk ve son ricasıyla gitti.
Mavi pazeniyle beraber kucağına alıp annesinden aldığı son öpücüğü oğluna teslim etti.
***