Bir annem.
Bir sen.
Bir de gurbet.
***
Öyle zamanlardayım.
Gözlerim bulutlu, dudaklarımda keder. Sürsen saçlarıma ellerini  hüzün buluşacak. Bir adım bir nefes daha derken yaklaşsa başın başıma bir parfüm gibi üzerine sinecek özlem..
Özlemekse adı.
Ne ellerin saçlarıma değiyor, ne başın başıma. Gölgen bile düşmüyor adını bilmediğimiz sokaklara.
Her sabah usulca tavaf ediyorum o sokakları. Bir köşede resmin yeniden sen oluverir diye. Sorsan başkalarına ben yalnız ölüme yürüyorum. Çünkü burada kimse ecele inanmıyor, sen de onlara inanma!
Yürüdüğüme inan ama. Bir tel sigarayı ağzıma almayıp, fabrika bacalarını yüreğime bağladığımı da bil. Kulağımda türkü türkü sana çağırdığımı ellerden önce duy.
Ellerden önce gel.
***
Gel.
Annem gibi benim olduğumu inkar edemeyecek şekilde.
Gel.
Gurbetin ardımızda boynu bükük kalacağı zamanda.
Gel.
Bir kelime daha derken bir cümlenin sonuna nokta olurcasına.
.

Reklamlar