Kalbimiz Bir Kuyu

Susadım.
İnsan dert içinde, derdi gidermenin derdinde.
Yutkundum.
Dert sandığım  kadar küçük, susuzluğumu gidermeye yeter dediğim kadar büyük. Suyun geçtiği yollara ayaklarıma dolaşacak taşların döşendiğini yeni anlayacak kadar geç.
Susadım.
Kaç dipsiz kuyuya çok yerinden iliklenmiş, ince hastalığa tutulmuş bir hasta kadar cılız iplere bağlanmış paslı kovalar sarkıttım. Kuyular dipsizdi bilirdim  ama illa sonu olmalıydı boşluğun, düşlerdim. Aranılan yerde toprak vardı, aranılan yerde su vardı ve belki aranılan yerde su ile toprak bir, çamur vardı. Lakin insan olmanın hamurunda bazen bir sancıya, bazen bir tutkuya dönüşen umut vardı, umudun olduğu yerde nefes, nefesi veren kalp.
***
Kalbimiz bir kuyu.
Yumruğumuzla derdimiz arasına sığacak büyüklükte. Yıldızsız bir gece kadar karanlık, hiç gidilmemiş bir adres kadar  muamma..
Kalbimiz bir kuyu.
İçine paslı kovalar sarkıtılacak kadar geniş. Kovanın içindekinin ne olduğunu sormayı unutacak kadar dalgın. İçimize akıtılan zehir mi bal mı bizce farksız.
Kalbimiz belki bir dilemma.
Acıya aşikar, mutluluğa teğet…