Yeni Yaşam- Öğretmenlik-Özlem

Şimdi adını ilk kez belki coğrafya dersinde duyduğum, haritada işaret parmağımla gösterebileceğim ve belki bir gün gidip orada yaşayacağımı hiç düşünmediğim bir şehre taze öğretmen olarak atandım. Yeni bir hayat kucağını açmış yola çıkmamı bekliyor. Üzerimde sevinçle karışık bir hüzün var. Çünkü bana yazılmış bir ayrılık var yine alnımda.

Evimden ilk ayrıldığımda on dört yaşındaydım, ilk öğretimimi bitirdiğim zamana denk gelir. İlk ayrılığın verdiği telaş ve heyecanla bırakıp geldiğim yerleri özleyeceğim hiç aklıma gelmemişti. Çocuk kalmakla büyümek arasındaki o ayrımda hep gidip geldim. Üniversite hayatı dahil hep özledim, çok ağladım ve anne kokusunu hep burnumda tüttü.

Bugün yirmi iki yaşındayım. İçimde ayrılığa dair değişen hiçbir şey yok. Hala o çocuk günlerimden kalma hislerle dolar içim. Gitmek deyince önümde ki tüm sular durulmuyor, çağlayan olup kalbime doluyor.Çünkü çocuk kalanların kalbi hiç büyümüyor.

***

Bir de diğer tarafı var tüm bunların.

Kendime verdiğim söz en başta: Çocukların ellerinden önce kalplerinden tutmak.

Diplomamı elime alırken inançla ettiğim yemine sadık kalmak.

Bilirim bana düşen uzak- yakın, doğu- batı demeden o çocuklara kendimden, paylaştığımız şu hayattan, yürekten bir şeyler verebilmek.

İnsan olabilmek değerini birlikte kazanmak en başta.

***

Kısacık oldu yine oysa ne çok şey var içimde.

Şair bunu güzel anlatır: “Kalbinizi dolduran duygular kalbinizde kaldı.”