marcel khalife ile gidelim?

Hadi gidelim.

Gitmek öyle pek kolay olmasa da.

Biz yine de gidelim, içimizin en çok huzur bulacağı yere.

O yer var mıdır? Varsa nerededir?

Ve asıl soru arayarak bulunan bir şey midir huzur?

Kısmen derim.

Bazen bu defa farklı olsun diye biraz zamanımı harcayıp farklı kültürlere ait müzik yapıtlarının arayışına girerim. İşte bu noktada bu şarkı beni huzura götürdü.  Hatta gitme isteğiyle doldum.  Ülkenin en doğusunda gecenin bu saatinde.

Yeni keşfime merhaba deyin.

Kimileri Marcel Khalife e Arap dünyasının Neşet Ertaş’diyor. Kısa bir tanışma için tıklayın.

http://www.youtube.com/watch?v=RScHUpsLQmg

bir tane daha:

http://www.youtube.com/watch?v=AtOG_85QnUI

Nokta Olurcasına

Bir annem.
Bir sen.
Bir de gurbet.
***
Öyle zamanlardayım.
Gözlerim bulutlu, dudaklarımda keder. Sürsen saçlarıma ellerini  hüzün buluşacak. Bir adım bir nefes daha derken yaklaşsa başın başıma bir parfüm gibi üzerine sinecek özlem..
Özlemekse adı.
Ne ellerin saçlarıma değiyor, ne başın başıma. Gölgen bile düşmüyor adını bilmediğimiz sokaklara.
Her sabah usulca tavaf ediyorum o sokakları. Bir köşede resmin yeniden sen oluverir diye. Sorsan başkalarına ben yalnız ölüme yürüyorum. Çünkü burada kimse ecele inanmıyor, sen de onlara inanma!
Yürüdüğüme inan ama. Bir tel sigarayı ağzıma almayıp, fabrika bacalarını yüreğime bağladığımı da bil. Kulağımda türkü türkü sana çağırdığımı ellerden önce duy.
Ellerden önce gel.
***
Gel.
Annem gibi benim olduğumu inkar edemeyecek şekilde.
Gel.
Gurbetin ardımızda boynu bükük kalacağı zamanda.
Gel.
Bir kelime daha derken bir cümlenin sonuna nokta olurcasına.
.