Mısır Vicdandır!

Biri ölünce orada, bin biz ölmeyince burada

Var mıdır vicdan denen mesele?

Elimizi koyduğumuz yerde..

Bir buğulu bakış cansız bir bedene değdiğinde

Bizden bir damla yaş akmadığında

Var mıdır insan denilene duyulan sevgi?

Elimizi koyduğumuz yerde..

***

Mısır darbenin adıdır şimdi.

Mısır demokrasinin yok oluşudur şimdi.

Mısır ağlayan bir annenin kanlı mendilidir.

Mısır zalimin zulmüdür.

Mısır zulme direnişin adıdır şimdi.

Mısır vicdandır!

Reklamlar

Kanla Beslenen Dünyada

Su ile değil kanla besleniyor dünya.

Benim de içim kanıyor tenim kanamasa da.

***

Yanı başımda biri değil incinen, ölen biri yakınım değil. Bir başkasının öldüğünü de görmedim reelde. Sanal vasıtalarla alıyorum ölüm haberlerini. Dünyanın birçok yerinde birden çok insan ölüyor! Öldürülüyor… Bu sabah sabah gözyaşı dökmeme de engel değil.

Gücü ilahlaştırıp güce tapan dünya güçlerinin (!) –her nasıl yapıyorlarsa- bir şekilde karıştığı coğrafyalarda her an insanlar ölüyor. Hiç uğruna hem de. Bir insanın ölmesinin ecelden başka haklı bir açıklaması da olmaz zaten. Ve o çok güçlüler kendi kurdukları bu düzene yalandan bile olsa ses çıkarmıyorlar ya en çok buna deli oluyorum. Kızıyorum. Benim kızmamla ne olacak tabi… Vicdan millet! Vicdanım rahat en azından.

Ve herkes elini vicdanına koysun lütfen. Şu dünyada artık adam akıllı “kardeş” olarak yaşasak. Daha çok güce, paraya, toprağa, nimete(…) tapmasak. Daha çok çirkin oyunlar kurmasak birbirimiz üzerinde.

“Daha çoklara” artık bu denli tapmasak!

Kardeş kanıyla sulanan toprağın nimetlerinden faydalanmamış olsak.

Ve

İlla bir şeylere tapmamız gerecekse “kardeşliğe, barışa” tapsak.

Her şeyden önce “sevgiye” tapsak!!!

Her şeyden önce “insanı sevsek”!